‘Ömür’ olarak etiketlenmiş yazılar

Yılanların Irkı Yok

Pazartesi, 26 Mayıs 2008

Önce ateşi bulup külü afişlediler
Sonra yangınlar çıktı, sön dedik; fişlediler… -

Firari bir mülteci, sonuçsuz bilmeceyken
Umut dolu bir aşka can veren son heceyken
Ve sabahı can bilmiş uykusuz bir geceyken

Sordular birer birer
Sordular ömrümüzü…

Yüreklerinde sevgi, içlerinde korku yok
Suyun var, toprağın var; yılanların ırkı yok!

Sevdamızı yok sayıp, aşkı kurşunlayarak
Yitik bir tanrı gibi göğü arşınlayarak
Adressiz bir “ah” gibi boşlukta çınlayarak

Yordular birer birer
Yordular ömrümüzü…

Sonra çekip gittiler - ki kaçıştan farkı yok -
Gülün var, yaprağın var; yılanların ırkı yok!
(more…)

Ahlar Sana

Cumartesi, 17 Mayıs 2008

Nasıl bir rüyasın, nasıl bir yalan?
Bâzan çok güzelsin, bâzan bir yılan
Bir nefeslik zamanda, bin ömür çalan
Âhlar sana, vâhlar sana… Ey dünya!

Her türlü haksızlık sende görülür
Her çeşit saltanat, sende sürülür
Defter sende açılır, sende dürülür
Âhlar sana, vâhlar sana… Ey dünya!

Ciğerleri yakarsın ya, dumansız
Ağlatırsın gönülleri, zamansız…
Dostluğun az, düşmanlığın amansız
Âhlar sana, vâhlar sana… Ey dünya!
(more…)

Kızından Babasına…

Çarşamba, 27 Şubat 2008

Ben sana baba dedim;
Gidenler gelmez diye,
El kıymet bilmez diye,
Babalar ölmez diye,
Ben sana baba dedim!

Ben sana baba dedim;
Yüz sensiz gülmez diye,
Ufkumu delmez diye,
Yâr yaşım silmez diye,
Ben sana baba dedim!
(more…)