‘Aşk Konulu Şiirler’ olarak etiketlenmiş yazılar

Hangi Kıyısındayım Gülüşünün - Kağan İşçen

Çarşamba, 02 Temmuz 2008

hangi kıyısındayım gülüşünün
özlemler yorgunu sözcüklerimde
arı duru yaz çiçekleri
seni de değil
şöyle bir anılardan gelip geçişini özleyen

anlam yitti
yüzlerimiz yok artık
gözlerde hep aynı boş muamma
soytarılığın da bir şerefi vardı
okumaya vakit yok yangınlarla örtülü
sabah yürüyüşlerinin uykusuzluk öykülerini

şafak vakti yağmurları geçirmez bir camdır
şaka yapar gibi geçen kışsızlık kışında
sakinleşmeye çalışan semtleşmelerimde
semt aşklarınızda sizinle benim
şımarık bir su geçirmezlik vardır şafak vakitlerimizde
hani sabah beşlerde falan öpüşürdük otobüs garlarında
öksüz bakışlı muavinler uyarırdı rahatlığımızı

düşlerimle silkindiğim vakit o piyano faslında
az daha unutuyordum ya o kemane taksimlerin
geceye şirk koşması kendini
ya o şiir yazmadan geçiremediğimiz akşamların
kuma çıkması çoğullaşan yatak odası saatlerine
(more…)

M….E… Bu Bizim Balkanlaşmamız - Kağan İşçen

Pazar, 29 Haziran 2008

M….E… Bu Bizim Balkanlaşmamız

şakalaşmayı bırakmalıydık
hiçbir şey eskisi gibi olmamalıydı müstehzi
ardınsıra yürüyebilir solan çiçek ölüleri boş ver
sahibimiz yok bizim gülüm olmayacak
rollerimiz değişecek kan deryasıyız ya bir de mutlulukla
farkımız bu bizim
bu bizim balkanlaşmamız
ayrışarak ölürsek sahibimiz olamaz olmayacak
bu bizim balkanlaşmamız
en farklı mutsuzluğumuzda birleştik
en kötü birleşmek iyidir en iyi ayrılıktan
yarış sona erecek mi ne kadar kaldı yılımız
yaşlandık mı kapalı mı en aykırı ayrılığın kavuşmasına kapımız
bu bizim balkanlaşmamız
ihtiyar saadetlerimiz de olabilir olacak göreceksin
sosyalist kes saçlarını saçların benim olsun şarkısı bile var
paylaşmalarımızın griye yakın pembeye çalan kırmızısı mavi ve beyaz
ayaklarımız üşüse gün ışığının havaya karışmasıdır soluğumuz
sokulganız en azından öyle olmalıyız sımsıkı bir tumturaklılıkla
dedim ya aşkımın tasarlanışı kar yağışlı bir şehrin en güzel köprüsünde
bu bizim balkanlaşmamız
farklılığımız olabilir olmalı
bu şahsi bir mutsuzlukla ölmek de olabilir
öldürmek de ortak mutsuzluğun paylaşılamamasını
şehirlere göç ederiz olsun ne yapalımlarla yaşamamak için
en sevdiğin elbiselerle yaşaman için
sıtması tutmaması için üşüme korkunun
kahvaltı güzelliğini hep benim taşımam için
(more…)

M…..Cam Göz - Kağan İşçen

Cumartesi, 28 Haziran 2008

M…..Cam Göz

sakın sakınma yoksulluğumdan seçmeli yalnızlığını
yalnızlığını sen seçersin de durur mu ellerim
şerh koyarım örselenmişliğimle
ayaklarından başlayan ürpermeye
şanslı birleşmemiz olacak göreceksin
ben bir yurtsever gözlerinse bulunmaz ülkem
sınırlarıma yakınlaşmanı uçurtma yaptım sallapati
aşklaşan hayat döngüme
kişiliksizleşmedir aşk
senin kokunun aramızdaki tüllere sarınmışlığı

gösterişli aptallığın itaatkar
yavanlığına dünyalılığına
göz kapaklarımın kapısına dikilişin gibi
dikilişin ve gidişin bir aptallık sonrası

itiraf tadındayım
belledim gözlerinde bulduğumu
sana bakarken kendimde unuttuğumu
kendimi

cam gözlerinle
bir haziran sabahı öğlene doğru bana baktın
yarı yarıya ihanettik
yarı yarıya serinlik
gözlerinin avlusuna hamak kurduydu çaresizliğim
yeşil güneşli bir sabahtı
yağmur atıştırıyorduk
çaydanlığımızda ilkyaz umutları yoktu
cam gözlerine uzandım tuttum bir çocukluğu
sevdim kendimi ve seni
seni daha çok sevdim
ayrılık sıratını geçmesek de olur dedim kendi kendime
buradayız işte sadece bu an için bile olsa
paramparça edilmiş bir ayrılığın kıyısında

köprülerimizi yıktık
aramıza âmâ nehirler uzandı
cam gözlerindeki yağmurlarda ıslanmasam
bilmezdim ki güneşin ne olduğunu
yeşil güneşli sabahlarda zaman yoktu
donakalmıştı mutluluklar mutluluktan
biz senin yeşilleşmende seviştik
ihtiraslı iki yılan gibi
(more…)

Kapımdaki Mühür - Kağan İşçen

Cumartesi, 28 Haziran 2008

Kapımdaki Mühür

koşulsuz sevdim seni peşin hükümlü
mahalle aksanıyla konuşarak
küfürlü
hiçbir zorlama olmadan
şiirselliğe açık
ölmeyi göze alabilenli

erguvan zamanları ölmeyi gözüm tutmuyor artık
bir başka gözlerine bakma anlarım var benim
gözlerin yüreğime mührünü vuralı beri
gözlerine bakma anlarım ölüm kadar dakik
(more…)

Çİçeklerimiz Vardı Sırf Yaz Akşamları İçin - Kağan İşçen

Çarşamba, 25 Haziran 2008

çiçeklerimiz vardı sırf yaz akşamları için
sen onları sevecektin sanki kalbimi sevecektin
güneş başka diyarlara göç eyleyecekti bu bizimdi
bizim kentimiz bizim kentimizin suskunluğu
susuşumuzla öpüşecektik yok edecektik ufuksuzluğu
sen balkonumuzun iplerine mandallanmış şiir taslağı
mutluluğumuz olacaktın gedik dişli çocukluğumuz
gülmeyi hep böyle akşamüstleri öğrenirdik
esmer ve sarışın çifte su verilmiş şu hicranlığımız
balkonumuzda şimdi kimsecikler yok
şirin evlere de bakmıyoruz
saçının her telinde kumrular ötüşürdü
ve belki de gerçekten sevişirdik
haziranlar hep bitecekti dostluğumuz
ilk akşam susuşlu gözyaşlarım senden haber getirecekti
hiçbir şeyimiz olmayacaktı bir ayrılığımız
ayrılığımız bizi bize yar etmeyecekti
karşı kıyımız isteklerimize kapılarını açmadan
koyun koyuna uyuyacak acılarımız anılarımız
anılarımızın sığırcık üşüyüşlü çığlıksılığı
kentimiz boğazımızda düğümlenecekti
yok olacaktı hayallerimiz
akşamları seven çocuksuluğumuz
mutsuzluğa kör olmuşluğumuz “E”
yollarımız hiçbir yerde birleşmeyecekti
balkonumuzda sen olmayacaktın ikindisizliğimiz
tüm çareler kör bir çıkmaza saplanacaktı
ayrılacaktık sözsüz senetsiz sadece şiirli

Kağan İşçen

Türk’ün Yıldızları - Ahmet Tekin

Çarşamba, 25 Haziran 2008

Türk’ün cesareti kimdedir
Türk yıldızları gökyüzünde
Buna tek örnektir
Selam olsun yerden göğe
Türk’ün yıldızları
Gönüllerdedir
Onları seyrederken
Gökyüzünde
Her zaman gözlerimiz nemlenir
Selam olsun selam
Türk Yıldızlarının
Kahraman Pilotlarına..
(more…)

Elin İpiyle Kuyuya İnilmez - Ahmet Tekin

Çarşamba, 25 Haziran 2008

Bilirim
Tüm Türk Milleti
İyi bilir
Bu türküyü

Bilirim
Atacak bir gün
Milletim
Üzerine örtülen
Kalın örtüyü

Herkes
Haddini bilmeli
Had hudut bilmeyene
İllaki had ve hudut
Bildirilmeli

Bu devran
Böyle gitmez
“ Elin ipiyle
Kuyuya inilmez “

Ahmet Mehmet Hasan
Der ki
Bilal Özcan
(more…)

Amel Defteri - Ahmet Tekin

Çarşamba, 25 Haziran 2008

Dolaşırım Kul ve Nefes’ler arasında türlü şekillerde tüm Yeryüzü’nde
Dağlarda Ovalarda Kıtalarda Okyanuslarda Denizlerde
Yer ve zaman mefhumu yoktur ölümlü faniler gibi Biz’de
Milyarlarca ışık hızıyla atomlara parçalanıp ayrılarak moleküllerin moleküllerinde
Hülasa her zaman diliminde görünerek veya görünmeden sessizce
Yaşanan Nefes verilen her yerde
Çünkü Vazifemizdir Yeryüzü’nde doğanı yaşananı öleni
Verilen her Nefes’i kaydetmek Amel Defteri’ne
Arada sıyrılır çıkarım saniyenin salisesinin salisesinin birinde …. bir zamanda gökyüzüne

Bir Işık gördüm bir Nefes süzüldüm göğün katmanlarından
On Sekiz Kasım Bin Dokuz Yüz Elli Sekiz’de Kayseri’ye
Kayıt düştüm Nefes’i Amel Defteri’ne Adı Ahmet
Ana adı Kul ve Nefes ; Saliha Baba Adı Kul ve Nefes ; Mustafa diye
Çağrıldım çıktım göğün katmanlarını aşarak Rahman ve Rahim olan Allah’ın Emri ile
(more…)

Adı MEHMET - Ahmet Tekin

Çarşamba, 25 Haziran 2008

Türk’üz ortak adımız Mehmet
Bir şeyler diyorsak
Dediklerimize dikkat et
Susuyorsak
Suskunluğumuza da dikkat et
Hele hele sabrımızı hiç deneme
Türk’ün sabrını denemek
Vallahi de Billahi de
Abesle iştigal etmek demek
Türk’üz biz Seliz
Sınırlarımız bendimiz
Uğraşmasın hiç kimse bizle
Bendimizi çiğner geçeriz
(more…)

Bakırköy Sahili 1982 - Ahmet Tekin

Çarşamba, 25 Haziran 2008

Gökte ay ve yıldızlar denizde dalgalı siluetleri
Yakamozlar yanıp söner ;
Hafiften de bir dalga sesi…
Karanlıkta uçuşur martılar beyaz gümüşi
Yanımda sen varsın …yüzünde ayın ışığı ; günlerden cumartesi
Ayın ışığıyla yüzünde beliren aşkımızın ateşi
Ruhani bir güzellik içindesin meleksin sanki
Sakin mi sakin …sessiz mi sessiz … bir temmuz gecesi
Ve Bakırköy sahili … aşkımızın adresi ….

Hafiften bir terennüm sesi ikimizde
Sevdamızın türküsü karışır dalgaların sesine
Ateşten gömleğin ateşi çökmüş ki sorma üstümüze
Başımızı kaldırdık şahitsin dedik gökyüzüne
Duygu yüklü kelimeler , hazlar , heyecanlar
Sanki bize ; başka , başka dünyaların kapılarını açar
Tarifi ne mümkün ..
Anlatılmaz yaşanır ..; Orada aşk var sevgi var …
Ay şahit .. yıldızlar şahit .. martılar şahit ..aşkımıza ;
Birde Bakırköy sahili …
(more…)