Ne zaman seni ansam, döner renkler siyaha,
Zihnime zift döker sancın, silinmez bir daha.
Sensizim ya küllendi ruh ateşim körüksüz,
Bir ben mi, bahçende menekşen, kuşların öksüz.
Bu yol sonsuzluk yolu, cana ölüm mukadder,
Bir daha kavuşur muyuz bilmem, belki kader!
Teni anneye mahkûm, öze üflenen rûhuz,
Olmasa hiç annemiz, hakir ruh bir gürûhuz.
Ey annelik hissiyatıyla muazzez insan!
Saf fıtratına fedakârlık yüklenmiş ihsan!
Bir his vermiş ki Rabbim, evla yakuttan taçtan,
Şefkâtin derde deva, en tesirli ilaçtan.
Hiçbir sufi ulaşamaz sendeki rind aşka,
Teselli var mı, hüzünlü hatırandan başka?
Benim için kim bilir kaç kez uykunu böldün,
Her hastalandığımda sen, eminim ki öldün.
(more…)