Ankara
Çarşamba, 06 Şubat 2008Sevdim seni bir yaz akşamı,
Sıcak, kurak Ankara havasında.
Anlattın bana sonsuz aşkını,
Puslu bir Ankara sabahında.
Kızılay’da el ele dolaştık,
Çankaya’da ilk kez tartıştık,
Sevdim seni bir yaz akşamı,
Sıcak, kurak Ankara havasında.
Anlattın bana sonsuz aşkını,
Puslu bir Ankara sabahında.
Kızılay’da el ele dolaştık,
Çankaya’da ilk kez tartıştık,
Dost aramak için yola,
Çıkıp geldim Ankara’ya.
Aşk yolunda olmaz mola,
Akıp geldim Ankara’ya.
Alemleri seyre daldım,
Demet de kovanda kaldım.
Savrulur yapraklar
Mevsim sonbahar
Ankara boz bulanık
Çok sürmez ankara kar
Elim yanar
Saçım yanar
ANKARA
Başkentimiz Türkiye’min merkezi!
Barındırır Türkü,Kürdü,Çerkezi!
Muhabbetle kucaklayıp herkezi!
Avrupa’ya koşuyorsun Ankara.
Yüce Meclisimde halkımın sesi,
Bayrak sallar tarihiyle kalesi.
Ankara, Ankara
Sevgimin miadıydı
Yorgun, ürkek bakışların
Şimdi failisin
Salaş yalvarmalarımın
Maviliğimi çaldın sebebin neydi Ankara
Hülyalardan kâbuslara saldın zorun neydi Ankara
Ankara için çarpıyor yüreğim,
Sonsuza kadar tek dileğim.
Son nefesimde bile
Ankara’yı seveceğim.
Belki gözüm yaş bahtım kara;
Gönülde hüzün, yürekte yara
Eskiden dolmuşlar muavinler vardı
Medeniyet geldi mazide kaldı
Avrupa birliği kapıyı çaldı
Aman dostlar ANKARA ne harika
Ulusta Hisarı Kalesi ne hoş
Ankara’da yağmur yağıyor
Sen Ankara’dan gittiğin için
Ankara’da bir hüzün, bir yas havası var
Sen Ankara’dan gittiğin için.
Büyüklerden öğrendik ağlamamayı
Ben ağlamıyorum ki
Dün yağmur yağdı Ankara’da bardaktan boşalırcasına,
Sanki benim yerime Ankara ağlıyordu,
Sanki senin gidişinle Ankara kahroluyordu…
Ankara’da biliyordu bu son gidişti;
Gelmeyecektin birdaha,dönmeyecektin Ankara’ya