Mart 2008 için Arşiv

Arkama Bakmadan Terk Edip Gittim

Salı, 25 Mart 2008

Hasretin adını sen gurbet koydun
Nankör kedi seni aşkımı soydun
Bir dertli saz idim telini yoldun
Arkama bakmadan terk edip gittim

Mazi oldun ne aradın ne sordun
Aşkın sahte idi hep beni yordun
İhanetin sonu terk etmek gördün
Arkama bakmadan terk edip gittim

Bu derdin elinden belim büküldü
Gözümden yaş değil hasret döküldü
Bağrımda solmadan açan gülümdü
Arkama bakmadan terk edip gittim
(more…)

NENEDEN TORUNA MEKTUP

Salı, 25 Mart 2008

Nenem bana mektup yazsın demişsin
Nene yin okuması yok oğul bunu bilirsin
Hani tatillerde bana doğru gelirdin
Nenen ölsün oğul yaşlandım garı

He gel oğul boyun posun bi görem
Sana yukarı bağ başından haberler verem
Kocaman adam oldun sana ne diyem
Nenen ölsün oğul yaşlandım garı

Bahar geldi malı saldım oğul çayıra
Gücüm yoktur oğul gidem malla bayıra
Artık benim bu gücümü Allah kayıra
Nenen ölsün oğul yaşlandım gari

Sarı gız kocadı buza vermiyor
Karakaçan artık gece görmüyor
Karabaş uluyor artık malı sürmüyor
Nenen ölsün oğul yaşlandım gari

Deli Ayşe’yi gördüm o gün kınada
Ankara’dan gelmiş burnu havada
Datdiri Haçcayla Hanife’de varda
Nenen ölsün oğul yaşlandım gari
(more…)

NEVRUZ BAHAR BAYRAMI

Salı, 25 Mart 2008

Gördünmü arkadaş nevruzun adı
Hainlerin yaptığına yüreğim yandı
Bu itler kendini arslan mı sandı
Beğenmeyenin işi ne canım vatanda

Adam olun dolduruşa gelmeyin
Bölücülerle bir olup vatan bölmeyin
Kardeş kardeşe silah sıkıp ölmeyin
Beğenmeyenin işi ne canım vatanda

Musalla taşına geldiğin günde
Bak tek anan ağlıyor yalnız o önde
Seni kışkırtan bölücüler nerde
Beğenmeyenin işi ne canım vatanda
(more…)

Seni Seviyorum

Cumartesi, 22 Mart 2008

bir görüşte tutuldum sana
ufacık gülümsemen bile yeter bana
ellerini tutamıyo olsamda
hep benim kalbimdesin bunu sakın unutma

gün geçtikçe artıyor sana olan sevgim
yanında olmak için can aıyor kalbim
örümün sonuna dek bekleyeceğim
son nefesimde bile seni sevıyorum diyeceğim
(more…)

Kimyasal Aşk

Cumartesi, 22 Mart 2008

yanıyor kalbim hızla
belkide kükürtlü gazla
seviyorum seni
sülfirik asitten fazla
sana olan aşkımda
reaksıyon var benım
gerekırse uğrunda
elektron verırım
kızıl bakır renginde
o dudakların senın
cekinme bir öpücük ver
karbon kokan sevgilim
seni görmeden eğer
ölürsem meleğim
ufacık denklem yaz
mezar tasıma benım
(more…)

Seni Çok Seviyorum

Cumartesi, 22 Mart 2008

sevmediysen beni bitsin aşkım
senin sevgini gerçek sandım
unutmaki acıyacak her yanım
belkide bu benım alın yazım

sevdim diye hor görme beni
nasılda sevmiştim bilsen seni
bütün hayallerim seninleydi
bilemessin seni ne kadar sevdiğimi
(more…)

SEVGİ YAZALIM

Cuma, 21 Mart 2008

Her takvime yaprak yaprak
Yıllara sevgi yazalım.
Burcu burcu koksun toprak
Güllere sevgi yazalım.

Bayramlar gelsin sevgiyle
İnsanlar gülsün sevgiyle
Gönüller dolsun sevgiyle
Dillere sevgi yazalım.

Aşkla kursun kul yuvayı
Yûnus zikretsin Mevlâ’yı
Mecnun bulunca leylâyı
Çöllere sevgi yazalım.
(more…)

Gitmek Lazım Bu Şehirden

Pazartesi, 17 Mart 2008

Alıp başını gitmek lazım bu şehirden,
Ta uzaklara,
Kim bilir, belki çam kokulu dağlara,
Hele bir de kar da varsa,
Uzan uzanabildiğin kadar sonsuzluğa.

Belki de, küçük bir göl kıyısına,
İstemem öyle deniz, okyanus bu yaşta,
Kıyısında ağaçlar olsun yeter bana,
Bir de ağaçtan nohut oda, bakla sofa.

İçinde kalorifer falan olmasın,
Şömine de gereksiz aslında,
Çıtır çıtır yanarken odunlar sobada,
Kıvrılıvereyim hemen yanı başına.
(more…)

Yağmur Damlası

Pazartesi, 17 Mart 2008

Küçücük bir damlaydın önce
Çağlamadan çok
Sonra durulup yosunlanmadan
Kollarına kavuşup deniz
Okyanus olmadan
Çok önce
Hayat kaynağımdın
Bilmeden ben
Nefese uzanmadan
Koynunda sırılsıklam ve kavgasız
İnsan olmadan
Ve olduktan sonra
Annemin koruyucu duvarlarından ayrılıp
Öğrendikten çok sonra
Hatırlayınca kaynağımı
Sundum minnettarlığımı
(more…)

Deniz Kasidesi

Pazartesi, 17 Mart 2008

Deniz kuşatır burada adayı.
Ama ne deniz?
Coşkundur hep.
Evet der önce,
sonra hayır,
sonra hayır yeniden,
ve hayır der.
Evet der
mavide,
püskürtüsünde denizin.
Öfkeyle
hayır der
ve hayır yeniden.
Sakin olamaz deniz.
Kekeler:
benim adım deniz der.

İnandıramazsa kayalıkları
yapıştırır tokatlarını
öpücüklerle çarpar, ıslatır ve yumuşatır.
Yedi yeşil köpeğin
ya da yedi yeşil kaplanın
ya da yedi yeşil denizin
yedi yeşil diliyle,
vurur göğsüne,
heceleyerek adını.

Ey deniz,
budur senin adın.
Ey okyanus yoldaş,
ne zamanını tüket
ne de suyunu.
Öfkeleneceğine
yardım et bize.
Bizler sıska balıkçılarız.
Kıyının aç ve üşümüş adamlarıyız.
Ve sen bize düşmansın.
Öyle hiddetli vurma.
Öyle yüksek sesle bağırma.
Aç yeşil sandıklarını,
gümüş armağanlar koy ellerimize.
Ver bize bugün
gündelik balığımızı.

Gümüş, cam veya aydan yapılsın,
burada her bir evde istenen balıktır.
Zavallılar için doğmuştur balık dünya mutfaklarına.
Dalgalarının altındaki ıslak soğuk aydınlıkta
tutma balıkları ey cimri deniz.
Bırak balıkları ellerimizin yanına.
Bırak balıklarını
ve bir gün bitirmek için dünyasal yoksulluğu
yardım et bize ey okyanus,
ey yeşil ve derin baba.

Bize sonsuz buğdaylarını ve boğanı ver,
metallerini, ıslak görkemini ve dolu yemişlerini ver,
hayatların hasadı için izin ver bize.
(more…)